Yaşasın
Bahar kapıda!
Eyvah
giyecek hiç bir şeyim yok!!
Hangimizin
başına gelmiyor ki. Dolap karşısında umutsuz bakışmalarla
geçen dakikalardan bahsediyorum elbette.Tanıdık
değil mi? Sabah zor uyandınız, okula yetişmeniz
lazım, vakit daraldı, eliniz yine aynı yere gidiyor.
Hep aynı şeyleri giymekten sıkıldınız, hep dolabınıza
sığamamaktan şikayet ediyorsunuz ama yine de giyecek
değişik bir şey yok. Ya da akşam kız arkadaşınızla
yemek randevunuz var, özel bir kutlama, evet sizin
de dolabınız taşıyor ve bu yemeğe giyecek bir
şey yok öyle mi?
Merak
etmeyin yalnız değilsiniz. Ben hep benzer şikayetleri
dinliyorum, gardrop karşısına beraber geçtiğimizde
sonunda hiç de azımsanamayacak sayıda şık koleksiyonlar
oluşuyor elimizde. Tek çare acil alışveriş planı
yapmak değil. Bahar alışverişine çıkmadan önce
kendi gardrobunuzda bir alışverişe çıkmaya ne
dersiniz?
Gardrop problemlerin belli başlı 5 sebebi vardır.
Sizi her ortama taşıyacak uygun kıyafetlerin olmaması,
kıyafetler arasında estetik bir uyum olmaması,
kıyafetlerle kişilik özelliklerinin bağdaşmaması,
kıyafetlerin vücuda göre olmaması ve son olarak
kıyafetlerin demode olması. Peki sizin problemleriniz
neler? Bunu teşhis edebilmek için kendinize vakit
ayırmaya söz vermekle başlayın, çünkü işiniz çok.
Evet biraz zaman alacak ama yazın müjdecisi bahar
aylarında dolap karşısında vakit geçirmek yerine
güneşli günlerin tadını çıkarmak için biraz çalışacağız.
Yapacağımız iş belli, dolabınızdan gitmesi gerekenler,
kalması gerekenler ve eksiklerden oluşan ihtiyaç
listenizi hazırlıyoruz.
İşe
vazgeçilmezlerinizle başlayın. En sevdiklerinizi
bir kenara ayırın, ama duygusal davranmak yok.
Rengini beğenerek aldığınız ama modelinden bir
türlü hoşlanmadığınız pantolon, kilo verdiğiniz
için size iki beden büyük gelen etek, giye giye
eskittiğiniz yakası eteği yamulmuş atlet..Bunlar
vazgeçilmezler arasında yok, anlaştık mı? Gidecekleri
de bir kenara ayırıp,nereye ayıracağınıza emin
olamadıklarınızı bekleme listesine alabilirsiniz,
ama onlar hala dolaba girmiyorlar.
Şimdi
sıra geldi gruplamaya. Yeriniz müsaitse her şeyi
tek tek askılara asmak en güzeli. Böylelikle elinizdeki
seçenekleri daha net görebilirsinniz.Unutmayın
gardrobunuz stok değil sergileme alanı olmalı
ki birlikte geçen saatleri kısaltalım. Yine aynı
mantıkla asılmayacak bluz, merserize gibi kıyafetlerinizi
çekmeceler yerine varsa açık raflara yerleştirmek
daha yerinde bir seçim olur.
Kıyafetlerinizi
dolabınıza asarken belli bir disiplin dahilinde
hareket edin. Örneğin size daha rahat geliyorsa,
renklere göre gruplayın. Ya da pantolonları biraraya,
gömlekleri bir araya gruplandırabilirsiniz. Ben
kıyafetleri kapsüller halinde gruplamayı öneriyorum,
bu sayede hem her an elinizin altında bulabileceğiniz,
sizi her ortama taşıyacak şekilde gruplanmış değişik
takımlar oluyor hem de alışverişe çıkarken eksiklerinizi
bilerek çıkıyorsunuz.
Kapsüller
oluşturmak için dikkat etmeniz gereken belli prensipler
var. Alışverişlerinizde modanın esiri olmak yerine,
moda olan ürünler arasından size uygun stil ve
renkleri seçmeye özen gösterin. Özellikle iş hayatına
adım atmaya hazırlandığınız dönemlerde profesyonel
gardrobunuz için her sezon giyebileceğiniz sade
ve klasik stillerde seçimler yaparak akıllı alışveriş
prensiplerini sürdürebilirsiniz. Elbette modayı
takip edeceksiniz, ama bu seçimlerinizi daha küçük
parçalardan yana kullanın.
Moda
demişken, soğuk hava ve fırtınaları ardımızda
bırakırken baharda bizi neler bekliyor ? Bir sonraki
buluşmamızda da bunları konuşacağız.
Sevgiyle
Kalın
Suna Aslan
İmaj Danışmanı
www.sekizincirenk.com.tr
© Bu yazıdaki bilgilerin ve resimlerin tüm hakları
saklıdır.
|